banner

Editörün Seçtikleri

Alper Öztoprak

Ayhan Güleyen

Aziz Hatman

Editör

Emine Tahsin

GezintiGiller

Gökhan Atılgan

Gökhan Kalan

Hamza Tekçe

İsmail Poyraz

Orhan Cem

Özgür Keçicioğlu

Şule Sakızlıoğlu

Umay Çeviker

Önder Üretmen

Murat Öztürk

Hüseyin Sinecan

Yurdaer Kalaycı


Şule Sakızlıoğlu

Doğu Beyazıt

Kars

Van

Levrek Dolma

Tavacı Recep - İzmir

Cinc Sentits - Barselona


Tavacı Recep - İzmir

Konu: Tavacı Recep - İzmir
Tarih: 23 Mayıs 2011
Yazar: Şule Sakızlıoğlu
Yorum : Vedat Milor

İzmir’deki Tavacı Recep. Kordonda şahane bir evi düzenleyip lokanta haline getirmişler. İki katlı, kocaman bahçesi var. Sakin zamanlarda bir garson ordusu sizi kapıda karşılıyormuş. Cuma akşamı gittiğimde içerisi hınca hınc doluydu. Bütün garsonlar çalışıyordu. Hatta arkadaşlarımı bulmak için yetkili kişiyi bekleyemedim, telefon edip yerlerini öğrendim.

İlk olarak roka salatası ve nar ekşili salata gelmiş. Oturduktan az sonra garson ne istediğimizi sordu. Kaburga dolma ve tava söyledik. Önden getirdikleri içli köfte ve kuru patlıcan dolması güzeldi. Yediğimiz herşey güzeldi. Biz ayran içtik, ama menüde şarap da var. Diğer şubelerinde şarap verilmediği için olsa gerek, garsonlar sunumda acemi.

Kaburga dolması ve tava arasıında seçim yapmam gerekse tavayı seçerdim. Bunda, kuş kadar yiyip gerisini tamamen bana bırakan arkadaşlarım yüzünden giderek soğuyan bir yemek yemenin payı olmuştur herhalde. Bir de, dolmanın kemiklerinin ayrılıp, kalan etin pilavla harmanlanmasının yarattığı manzaranın etkisi var. Sanki kalan bir yemeği bitiriyormussunuz hissi veriyor, maalesef bu yemek böyle yeniyor.

İrmik helvası bizim bildiğimiz gibi değildi, daha çok un helvasını andırıyordu. Ama tadını beğendim. Sarma baklavaya tereddütle yaklaştım. Çünkü biliyorum ki o yörede baklava fıstıkla yapılır, ve tatlıda fıstık bana ağır gelir. Ama baklava cevizli idi, ve yine harikaydı. Üzerine mırra içip midemizi bastırdık.

İzmir’de çok sık yeni bir yer açılmadığı için, mekanlar ilkten hınca hınc dolar. Bu hep böyledir. İnsanlar hevesini alınca lokanta gerçek kapasitesini görür. Ancak Tavacı Recep, bu doluluğa rağmen servisi hiç aksatmıyor. Arada gelip memnun musunuz diye soruyorlar. Ama buldukları her boşluğa bir masa koydukları için içiniz daralıyor. Masalar öyle yerleştirilmiş ki, iki şişman müşteri sırt sırta otursa, aradan geçmek kolay olmayacak. Hele bir de orta sofadaysanız, ellerinde tepsilerle garsonlar etrafınızda dolanıp duruyor. Ama
çalışanlar çok ilgili, ve yaptıkları işi seven insanlar. Öyle ki, bu kadar kişiye bir başına mırra hazırlayan ve ikram eden çocuğa bu mırra soğumuş demek içimden gelmedi. O da fincanı masaya bırakmamın üstünde durmadı. Fincan elden alınıp, ele verilirmiş. Biz de bu konuda acemiyiz.

Dışarıdaki masalar da biraz sıkışık, ama içerisi kadar rahatsız etmiyor. Bahçenin tasarımına çok emek vermişler. Dekor benim için biraz fazla, ama itici değil. Örneğin ortaya bir cam bölme yapılmış, içinde kuşlar var. Kuşların cıvıltısı hoparlörle dışarıya veriliyor.

Bir dahaki sefere, hafta içi ve öğlen vakti gelmek lazım diye düşünüyorum. Sakin, huzurlu bir yemek isteyenler için en azından şu an itibarı ile pek uygun bir yer değil. Ama fazla vakit harcamadan salatası, tatlısı ve mırrası ile güzel bir et yemeği isterseniz, tam yeri.


Select the search type
 
  • Site İçi Arama
  • Google'da Ara
Search
Gizlilik SözleşmesiKullanım Koşulları Copyright 2010 - Vedat Milor
You are here >Seçtiklerimiz > Editörün Seçtikleri > Şule Sakızlıoğlu > Tavacı Recep - İzmir