Moulin du Roc ve yaşam Bir yaşgünü kutlaması

Cennet gibi bir yerde kutluyorum yaşamımdaki önemli bir dönemeci. Perigord-Dordogne sadece Fransa’nın değil, dünyanın en güzel köşelerinden biri. Önemli filozoflardan birinin özdeyişiydi galiba: Kimse kendi ölümünü tasarlayamaz! Ama kesin olan bir şey var. Futbol maçı gibi düşünün: İkinci yarının oynandığını ve kaybeden tarafın siz olacağını biliyorsunuz. Bilmediğiniz, ikinci yarının hangi dakikasında olduğunuz… Belki de uzatmalar oynanıyor. Cennet gibi bir yerde kutluyorum yaşamımdaki önemli bir dönemeci. Perigord-Dordogne sadece Fransa’nın değil, dünyanın […]

 

Aman, Nicole'e Nazar Değmesin!

Farklı zamanlarda yaptığım üç ziyaretten de çok memnun kalmış olarak ayrıldım. İstanbul’dan böyle bir restoranın çıktığına inanmak zor. Aman tahtaya vurun… Nicole’de önüme çıkan her tabak için unutulmaz diyemem tabii. Ama dünkü yazımda söylediğim gibi burası İstanbul’da en sevdiğim gastronomik lokanta. Bir yemeğe kendi cebimden iki kişi için, şarap dahil 500 lira civarı harcayacaksam burayı seçerim. Dün bazı genellemeler yaptım ve bunun nedenlerini sıraladım. -Kalitenin hep yüksek olması ve tutarlılık […]

 

İstanbul'da En Sevdiğim Gastronomik Lokanta: Nicole

Bugün yaş günüm. Hayır Nicole’de değil, yurt dışındayım ama bugün hep güzel şeyler düşünmek istediğim için yazı konusu olarak Nicole’ü seçtim. Üç ziyarette yediğim bazı yemeklerden de yer darlığı sebebiyle yarın bahsedeceğim… En sevdiğim diyorum. ‘En iyi’ bana fazla iddialı ve aynı zamanda aşırı reklam koktuğu için, fazla ticari geliyor. Çağımızın hastalıklarından ve başka bir yazıda değineceğim kültürel yozlaşmanın göstergelerinden biri de haz aldığımız süreçlerin giderek metalaşması ve insani mutlu […]

 

Roca Kardeşler'in İstanbul Yemeği

Josep Roca’yı kucaklamak istedim. Ne zaman mı? 3 Eylül’de Karaköy Neolocal’de davetlilere verdikleri yemeğin sonunda bana İstanbul’da onu en etkileyen üç lezzeti sıraladığı zaman: Kokoreç, cağkebap ve köfte! Dünkü yazımda belirttiğim gibi İspanya, Girona kentindeki El Celler de Can Roca, dünyanın rezervasyon yapması adeta imkansız lokantalarından. Michelin’in üç yıldız verdiği yedi İspanyol lokantasından biri. Parlak bir fikirle ve San Pellegrino sponsorluğunda çıkan bir İngiliz dergisine göre dünyada bir numara. *** […]

 

Dünyanın En İyisi mi?

Lokanta üçüncü Michelin yıldızını aldıktan sonra bazı şeyler değişti. Daha geniş ve lüks bir mekâna taşınmaları, mutfakta çalışanların sayısının artması ve müşterilerin çoğunu yabancıların oluşturmasından dolayı Joan Roca stilinde kayma oldu. İspanya’nın Katalanya bölgesinde, Girona kentindeki El Celler de Can Roca, gastroturistlerin uğrak noktalarından ve rezervasyon yapması çok zor bir lokanta. Michelin üç yıldızlı olmasının dışında, kuşkusuz dünyanın en önde gelen lokantalarından. Ama lokanta tercihleri ve bu seçimde kullandıkları yöntem […]

 

Korsika'da En Sevdiğim Lokanta Pasquale Paoli

Her sene maaile gittiğimiz bu şirin adada, yedi akşamın üçünde aynı şefin elinden yiyoruz. Yaptığı her şey gerçekdışı! Neredeyse 10 yıldır, her sene Korsika’da bir hafta geçirmek bizim aile geleneğimiz. Devamlı gittiğimiz L’Ile Rousse ve Balagne Korsika’nın en güzel köşesi mi? Hayır. Ama bizim hep aynı yerde ısrar etmemizin üç nedeni var… Birincisi, orada bizi tanıdıkları için kendimizi rahat ve güvende hissetmemiz. İkincisi, plajlarını özellikle sevmemiz. Üçüncü nedense, Michelin bir […]

 

Madrid’in Şahane Tapas Barları

Madrid’de birbirinden güzel tapas barlar var ama aralarından bazıları çok özel. İspanyol arkadaşım sayesinde keşfettiğim bu lezzet merkezlerinden dördünü paylaşmak istiyorum bu hafta.. İki haftadır Madrid’in en sevdiğim lokantalarından bahsediyorum. Bu yazımda ise tapas barları ele alacağım. İşin doğrusu şu ki damağı benimle kalibre olan ve tavsiyelerine her zaman güvendiğim Rogelio Enriquez adlı arkadaşım olmasaydı ben Madrid’de sıradan yerlerde takılır ve bu özel adreslerin hiçbirini keşfedemezdim. Sakın kalamar ve kırmızı […]

 

Madrid’in Şahane Lokantaları (2)

Madrid’in en güzel lokantalarını tanıtmaya devam ediyorum. Bu hafta sırada 3 Michelin yıldızlı DiverXO, bana otantik Fransız bistrolarını hatırlatan Sacha ve o gün pazarda taze ne varsa onu pişiren La Buena Vida var… Geçen hafta size Madrid’de üç lokanta tavsiye ettim: Punto MX, Horcher ve Naveiro Do Mar. Bu lokantaları arkadaşım Rogelio Enriquez olmasa keşfedemeyeceğimi söyledim. Garip değil mi, kalp kalbe karşı. Bu yazıyı kaleme almadan bir-iki saat önce Rogelio’dan […]

 

Her Yemeği Bir Başyapıt

Hayatınızda sadece bir defa 3 Michelin yıldızlı lokanta deneyecekseniz o yer L’Ambroisie olsun. Buranın en büyük kozu, her yemeği bir başyapıt olan şefi Bernard Pacaud Paris’teki L’Ambroisie dünyanın en iyi lokantası. Tabii dünyanın en iyisi diye bir şey yok. Bana göre demem lazım ama yaşamımın son yemeği olduğunu bilsem Paris’teki L’Ambroisie lokantasında yemek yemeyi birinci tercihim olarak gösteririm. L’Ambroisie bir konağın giriş katında. İçeri adım attığınızda sağınızda vestiyer, solunuzda kapalı […]

 

Balık Lokantalarımız Güvenoyu Alamıyor

Deniz ürünleri konusunda somut bir gerçek var. Balık lokantalarına güvenimiz sarsılmış durumda ve kimse bizi suçlayamaz. Bu arada kurunun yanında yaş da yanıyor ve bu işin en kötü tarafı. İdealler ile gerçekler hiçbir zaman örtüşmez ama söz konusu balık lokantaları olduğunda ülkemizde bu ikisi arasında uçurum var. Kaliteli deniz ürünleri için elbette her şeyden önce denizin temiz olması lazım. Bunun dışında aklıma gelen faktörleri sıralayabilirim: Avlama, derinlik, akıntı, ısı, beslenme, […]