Peynir Aşkı Nasıl İkiye Katlanır?

Peynirleri farklı farklı şaraplarla eşleştirme de ciddi bir uzmanlık alanı. Ucu açık ve hem akıl hem gelişmiş damak gerektiren bir konu. Geçen hafta ülkemiz peynirleri üzerine yeni çıkan bir kitaptan bahsettim: ‘Peynir Aşkına’. Berrin Onur ve Neşe Biber bu işe uzun zamandan beri gönül vermiş.Peynir başlı başına bir araştırma konusu. Fransa, gastronominin pek çok alanı gibi bu konuda da dünyada önde. Bine yakın ve çoğu çiğ süt ve doğal maya […]

 

Romantik ve Sevimli İtalyan Serenzo

İki kez ziyaret ettiğim ve sempatiğin ötesi, müşteriye İtalyan ‘osteria’larına özgü sıcaklık duygusunu tattıran, küçük ve sevimli bir mahalle lokantası. İstanbul’da bu tip bir İtalyan ile karşılaşmak özellikle güzel bir sürpriz. Güzel çünkü bizde İtalyan lokantaları daha çok büyük ölçekli ve belli bir kişiliğe, sıcaklığa sahip olmayan mekânlar. Aşçıları genelde İtalyan değil ve yemeklerin çoğunu kitaplardan buldukları tarifleri Türk damak tadına uydurarak ve basitleştirerek hazırlıyorlar. Bu tip hazırlanan öğünlerin kötü […]

 

Zeytinyağının İyi Olup Olmadığı Nasıl Anlaşılır?

Uzman olmayan ama damak tadına önem veren birinin zeytinyağının iyi olup olmadığını anlaması kolay. Sevgi ve şefkatle birleşen cinsel doyum gibi… Bir kez başınıza gelince artık unutamazsınız tadını. Zeytinyağıyla ilgili ilk yazımda zeytinyağındaki hilelerden bahsettim. İkinci yazımda ise zeytinyağları arasındaki farkları anlattıktan sonra natürel ya da doğal sızma olarak satılan en üst düzey zeytinyağlarının bile çoğunun sıfır hatada olmadığını belirttim. Kusurlu yani fermente, osside, küflü… Halkın bu konuda biliçli ve […]

 

Dünyanın En İyi Istakozunu Çok Uzaklarda Aramayın

Bilinen gerçek: Lokantalarımız istikrarsız. Evet, istikrarlı olarak kötü olan çok ama yüksek kalitesini düşürmeyen yok. İzmir-Çeşme yakınında, Çiftlikköy’deki ısktakozuyla meşhur Langusta bu genel kurala istisnalardan. Ne zaman ziyaret etsem aynı düzeyde buluyorum burayı. Bir önceki ziyaretim iki sene evveldi. Değişen hiçbir şey mi yok? Var: Ambiyans! Burası epey salaş bir yerdi. Benim hoşuma gitse de ama çoğu kimse eleştiriyordu. Şimdi masalar, sandalyeler daha düzgün. Dışarıda hoş bir teras var. Denize […]

 

Yiyorum Düş Bahçelerinde...

Bir Alaçatı bahçesi hayal edin. Ortasında sadece uzun bir masa, sofrada yüksek kalite malzemeyle hazırlanmış, ilginç ve çok iyi yemekler; siz ve arkadaşlarınıza ait bir akşam. Bu lezzetli düşü Su’dan Palas’ta yaşamak mümkün. İki hafta önceki yazımda Alaçatı’da Su’dan Palas’ta verilen kahvaltı ve harika yumurta yemeklerini anlatmıştım. Çılbır ve Frittata’yı mutlaka denemeniz lazım. Leyla Tabrizi her gün kahvaltı çıkarıyor ama akşam yemeği için önceden haber vermek ve rezervasyon yaptırmak lazım. […]

 

Daha İyi Bir Türk Kahvesi Mümkün

Çekirdeğini merak etmiyoruz. Kendimiz kavurmuyoruz. Pişirirken çok karıştırıyoruz. Yani bu konuda da özensiziz. Oysa küçük dokunuşlarla güzel bir Türk kahvesi içebiliriz. Sabah benim afyonum kahve içmeden patlamıyor. Bizde pek kahve kültürü gelişmediği için kimse kahvenin nereden geldiğini ve nasıl kavrulduğunu sormaz. Bildiğim kadarıyla en ünlü marka kahveyi mazotla kavurur.Odun ateşinde kavuran bir-iki marka vardır ama halk tarafından tanınmadğı için onların kahvelerine ilgi daha azdır. Alafranga kahve konusunda ise ülkede bir […]

 

Yunanlar, Yaşam Zevki ve Nişiotiko

Haset, kıskançlık, sorumluluk almayıp, kaybedeni suçlama… Uzun süredir devam eden Yunan trajedisinde bunların hepsini birarada izliyoruz. Bugünlerde Batı dünyasının etkili ve yetkili çevreleri referandumda çıkan sonucu içlerine sindiremeyip hep Yunan halkını suçluyor. E peki sormazlar mı adama… Yunan bakanlarına yüksek faizle borç veren Alman ve Fransız bakanları turizm ve taşımacılık dışında döviz getiren sanayiden mahrum bir ülkeye hesapsızca kredi açtıklarını biliyor muydu? Onların durumu 2008 öncesi ABD’de, geri ödenmesi mümkün […]

 

Güzel Esnaf Lokantası Deyince...

Halk işi lokantaların çoğuyla ilgilenmiyorum. Şöhretlerini kötü kullandıkları için kızgınım. Ama istisnalar var; Nişantaşı’ndaki Hünkar’ın mutfağı çok iyi. “Ben esnaf lokantalarını çok severim” demek ülkemizde adeta ‘gurme’ addedilmenin ön şartı. Ayrıca politik olarak da doğru, Amerikalıların sık sık söylediği gibi ‘politically correct’. Çünkü hem ucuz hem halk işi bu lokantalar. Ama ne yalan söyleyeyim. Ben bir istisna oluşturuyorum. Çok ünlü ve birçoğu tarihi olan esnaf lokantalarının pek çoğunda yemek hiç […]

 

Nasıl Vegan Oldum ve Bilin Bakalım Bunun Tek İstisnası Ne?

KONYA OBRUK PEYNİRİ! Ayağımı kırdığım için en az altı hafta hareket yeteneğim çok sınırlı olacak. Ben de birkaç hafta vegan olmaya karar veriyorum. Tek istisnası, dünyanın en leziz küflü peyniri Karşımdaki doktor beni iyice süzüp tartıp biçtikten sonra ekliyor: “Dikkat edin Vedat Bey. Ben ayağımı kırdıktan sonra üç hafta alçıda kaldı ve altı kilo aldım…” Sadece o mu? “Geçmiş olsun” diye telefon eden birçok arkadaşım benzer hikâyeler anlatıyor. Anladığım kadarıyla […]

 

Gastronomik Eleştirinin Ölçütleri Hatice mi Netice mi?

Gerek yemek eleştirmenleri gerek Michelin başta olmak üzere diğer yemek rehberleri, verdikleri notları tutarlı bir sisteme oturtmadan adeta kafadan üfürüyorlar. Önemli olan kullanılan notlama sistemi yani skalanın gerisinde yatan sistemin ne olduğu. Trafiğin haline bakıp toplumları çözmek mümkün. Biraz aceleciyiz bizler. Düşünerek değil, dürtülerimizle hareket ediyoruz. Yani kompülsif. Kestirme yoldan çabucak sonuca ulaşmak istiyoruz. Önemli olan netice. 1982 senesine dönelim şimdi. Kaliforniya Berkeley Üniversitesi’nde sosyoloji doktorasına başlamışım. Maşallah her Türk […]