Şuradan Buradan Saçma Sapan Bir Yazı

Benim için yazı yazmanın en zor kısmı nedir biliyor musunuz? Kendimi o modda bulmak… Eğer o moda girmişsem de hemencecik akar yazı ve hooppp bitmiştir bile. Peki en iğrenç kısmı nedir biliyor musunuz? Yazdığınız yazıyı tekrar yazmak. Şimdi benim yapmaya çalıştığım gibi… Keyifle yazıp bitirdikten sonra yine kendinizle gurur duyarak kaydettiğiniz yazınızın, esasında kaydedilmemiş olduğunu anlamanızla başlayan süreç hiç yaşanmamalı bence. Hiç olmamalı böyle şeyler. Biçare arayışlarıma rağmen havaya yazılmış […]

 

Şarabın Metalaşması ve Robert Parker

Şarabın tamamen metalaşması, pazarın büyümesi, globalleşmesi için not verilmesi lazım. Robert Parker’ın ticari dehası bu. Şarapları 100 üzerine notlayan ilk yazar o. Basit Amerikalı tüketiciyle tam çakışan bir damağı var Parker’ın. Geçen haftaki yazımda 1970’lere kadar şarap konusundaki söylemlerin daha çok mecaz ve teşbihlere dayanan şiirsel bir temeli olduğunu, edebi dallarda olduğu gibi daha çok yazarın duygularını yansıttığını belirttim. Müsaadenizle geçen hafta kaldığım yerden devam edeyim. Kapitalizmin gelişmesi, global boyutlara […]

 

Yaşamın Efsununu Yitirmesi ve Şarap

İçinde bulunduğumuz metalaşma-metalaştırma ve yabancılaşma sürecinin şarap tadımına nasıl yansıdığını görmek zor değil. Şaraptan “anlayanların” durumu bazen içler acısı. Artık içtikleri şaraptan zevk alamaz hale gelmişler Bu yaz bir akşam yemeğinde görmüş geçirmiş ama şaraptan çok rakı içen, herkes şarap içtiğinde ise onlara eşlik eden bir bey, bana bir soru yöneltti: “Vedat Bey, üzüm cinsi şarapta bir fark yaratıyor mu? Benim damağım pek fark etmiyor aradaki farkları. Bazen bir şarap […]

 

İstanbul'a Çerkes Mutfağı Lazım!

İstanbul’da Çerkes yemeklerini hakkını vererek sunan mekan neredeyse yok gibi… Varolan da kapanmış… En büyük dileğim, bu lezzetli ve geleneksel yemekleri sunan bir lokantanın en kısa zamanda açılması Sine Boran ve annesinin bir zamanlar güzel Çerkes yemekleri yapan bir lokantası vardı. Kendi yağlarıyla kavruluyorlardı ama maalesef lokanta kapanmış. Rahmanlar’daki bu lokantayı, 2008 yazında ziyaret etmiştim ama henüz o zamanlar televizyon programım için çekimler yapmıyorduk ve çok insan bu lezzetlerin tadına […]

 

Kaybolan manda ve inek sütü

İstanbul’da manda sayısı son yıllarda roket hızıyla düşüyor. Bu durumda ne mutlu manda sütü içip, yoğurdunu ve olağanüstü katıksız kaymağını bulabilene! İZ TV’de yayınlanan Manda Yetiştiricileri Birliği’nin belgeselini izlediniz mi? İzlemediyseniz; YouTube’da var. Türkiye’de 1980 yılında, bir milyon kadar olan manda sayısı yüz bine kadar geriledi. Aynı dönemde Avrupa’da manda sayısı yüzde 60 arttı.  İstanbul’da manda sayısı son yıllarda roket hızıyla düşüyor. Kala kala günümüzde İstanbul Manda Birliği’ne kayıtlı 10340 […]

 

Adalar'da hayat güzel

İstanbul civarındaki köyler havaalanı, köprü derken şehrin gettolarına dönüşüyor ve bir yaşam biçimi, bir kültür de ortadan kalkıyor. Ama Ada’da hayat hâlâ güzel… Benim için en zevkli haftalık yazılarımdan birini 3 Ağustos Pazar günü kaleme alıyorum. Son iki aylık Burgazada anılarımı ve duygularımı size nasıl aktarabilirim? İyi, güzel ve neşeli bir yazı olsun istiyorum ama aklıma başka şeyler takılıyor. Cuma sabahı İstanbul’a TV programı çekimi için gittiğimde Kabataş’taki manzara… Kaos ve facia. Fren mi […]

 

Zeytinyağı ve sözüm ona zeytinyağı

Ülkemiz Ege dışında da bir zeytin cenneti. İtalya gibi! Ama birçok tüketici iyi zeytinyağı ile tanışmış değil. Zeytinyağı olarak bildikleri yağlar da zaten doğru dürüst zeytinyağı değil. Bir arkadaşım özel bir sohbette “Ağır olur, ağır olur diye bir şey çıktı, zeytinyağına burun kıvırıyor çok kimse” diyor… İkinci sınıf birçok lokantacıya da neden adı üzerinde zeytinyağlı yemeklerde ve kızartmalarda zeytinyağı kullanmadıklarını sorunca hep aynı cevabı alıyorum: “Efendim müşteri…” Ceylan’ın deyimi ile “blah, […]

 

Büyük şefe elveda mı?

Bana göre dünyanın en iyi iki lokantasından biri olan Ledoyen el değiştirince, şefi Christian Le Squer görevinden ayrıldı. Medyatik bir insan olmayan Le Squer unutulmaz birçok lezzetin yaratıcısıydı Unutulmaz lezzetler hayalinizde ve damağınızda ne kadar süre yaşayabilir? Bu satırları yazarken hem şanslı olduğumu düşünüyorum hem de içimi bir hüzün kaplıyor. Avokado ve karnabahar püreli deniz kestanesi. Bulut gibi bir narenciyeli sabayon ile sunulan büyük deniz kerevitleri. Istakoz salatası. Üstü ince […]

 

Yaz yemekleri ve alışveriş: Eminönü'ndeki taze balıkçı

Eminönü’ndeki Taze Balıkçı, adını doğru seçmiş. Uzun zamandır hiçbir lokantada yemediğim lezzeti, doğal beslenmiş deniz levreğini onların sayesinde yedim. Burgazada çok güzel ama zor olan bir şey var; malzeme sıkıntısı… Gerçek zeytinyağı, tereyağı, sağlıklı ekmek, peynir, balık, et, şarküteri, domates… Bunların hiçbiri adada yok. İş başa düşüyor o zaman. Şehirden adaya döndüğümüzde kolum kopuyor. Daha doğrusu kolumuz kopuyor. Eşim ve ben haftalık erzağımızı yanımızda taşıyoruz. Ne gibi mi? Önce deniz […]

 

İki mutfak kültürü birleştirilemez mi?

Sirkeci’de hizmet veren iki restoran Özbolu ile Can Oba’nın müşteri profili ve menüleri birbirlerinden farklı ancak Doğu ve Batı mutfağının örnekleri olan bu mekanların birbirlerinden öğrenmeleri gereken şeyler var. Sirkeci’de Namlı Rumeli Köftecisi’nin bulunduğu sokak ve civarı, adeta bir gurmegetto haline geldi. Aynı sokakta oldukça iyi bir pideci, benim denemediğim bir cağ kebapçı, Kasap Osman ve bir ara sokakta Güvenç Konya Mutfağı var. Bir yan sokakta ise İstanbul’daki Batı mutfağının […]