Tek akşam yemeğiyle çok güçlü bir iddiada bulunmak zor. Öyle olsa, buranın bana göre Avrupa’nın en iyi balık lokantalarından biri olduğunu söylerdim.
Ama ilk ziyarette beğenmediğim bir lokantayı sonradan beğendiğim olmadı. Tersi ise oldu. Yani ilk gidişte beğenip ikincisinde hayal kırıklığı yaşatan lokantalar var. Ama Argoura’da böyle olacağını sanmıyorum çünkü buranın şefi ve sahibi Nikos Michail tecrübeli biri ve şube açmaya, kapasite büyütmeye niyeti yok. Yıllarca lüks otellerde çalışmış, kriz çıkınca ayrılıp gönlüne göre bir yer açmış. Balık ve deniz ürünleri günlük; yetiştirme değil ve dondurulmamış.
Nikos teknik açıdan çok üstün ve vizyonu olan bir şef. Haliyle burası da sade, yalın ve taze bir balık lokantasının ötesinde. Derinliği olan bir mutfak bu. Biz seçimi tamamen Nikos’a ve garson Jason’a bıraktık. Çok lezzetli bir balık çorbasıyla başladı ziyafet. Arkasından balıkçılarıyla ünlü Kalimnos Adası’ndan çiğ ve doğal istiridyeyle denizkestanesi geldi. Sonra da marine edilmiş üç farklı çiğ balık: Melanouri (melanur), karagöz ve kılıç. Her biri farklı kalınlıkta kesilmiş ve değişik şekilde lezzetlendirilmiş. Özellikle bergamotla marine edilen karagöz olağanüstüydü. Bunların yanındaki brokoli ve karnabaharın kalitesi de artık modern dünyada yok!
Sonraki üç porsiyonun ikisi neredeyse gözümden yaş getirdi; üçüncüsü çok iyiydi. Çok iyi olan, ülkemizde dondurulmamışını pek bulamayacağınız taze deniztarağı. Diğer ikisi çok iyinin de ötesindeydi. Birincisi, hafif tütsülenmiş patlıcan püresi, bal, balsamik sirke ve balık stoklu sosla servis edilen füme yılanbalığı. İkincisi İspanya’daki Elkano hariç hiçbir yerde görmediğim tazelikte, anlık sotelenmiş üç farklı deniz ürünü yumurtası: Sübye, çipura ve fenerbalığı. Bulut gibi hafif ama yoğun ve çok boyutlu lezzetler. Son olarak, gene süper bir orfoz buğulama. Yanlarında ev yapımı ve Michelin üç yıldızlı lokantalar düzeyinde ekmekler. Kapanış için, mutluluğumuzu görünce müessese ikramı olarak gelen balkabaklı ve dolmalık üzümlü pasta. Girit Adası’ndan gelen, karafta sunulan Sauvignon üzümünden şarapları da iyi. Fiyat? Çok ucuz olan şarap dahil, Boğaz lokantalarının yarısı!
Tavsiye Yemekler
- Taze Deniztarağı
- Füme Yılanbalığı
- Orfoz Buğulama
- Karagöz
- Sübye, Çipura ve Fenerbalığı Yumurtaları

Biz karışık pide yedik, diyebilirimki açık ara yediğim en iyi pide olabilir.müthiş
Açık ve kapalı pide aldık,gerçekten inceliği ve tadı güzeldi.Hıc bukadar incesini görmemiştim.Ancak eleştireblleceğim tek konu servis elemanları,sanki zorla çalışıyorlarmış gibiydiler.Yemekten sonra bi çay alalim dedik eşimle ,masanin üstünü bile almiyorlar,yiyecek kırıntıları masanın üzerindeydi.Sandalyeler çok eski ,bazilari yırtık.Yani ambiyans ve servis 10 üzerinden 2-3 puan malesef.
4 adet pide siparişi bir saatte gelmiyor, yoğunluk çok olmamasına rağmen. Telefon ile sipariş verenler bizden sonra gelip çaylarina varana kadar içip gitti biz bekledik. Vedat Milor ve diğer ünlüler geldi diye aldanmayın, önünüzde 50 kişi telefon siparişi vermişse öncelik veriliyor. Hizmet kalitesi çok kötü çalışanlar bu şekilde saygısız.
Vedat Milor ile bana gelen pidenin aynı olma imkanı yok. Kuşbaşı kaşarlı söyledim. Yanına ayran ile birlikte 260₺ ödedim ve bunu yemek için Tokat’tan geldim. Boyutu çok küçüktü atıştırmalık gibi. Kuşbaşı etlerin boyutu çok küçüktü ve tadı yoktu. Hamuru tatsızdı. Bu yorumu yedikten 30 dakika sonra yapıyorum ve şimdiden hazımsızlık hissetmeye başladım. Vedat beyin bu lezzet durağını gözden geçirmesini isterim. Umarım yorumum buraya gelmek isteyen insanlar tarafından okunur ve yardımcı olurum. Hayat deneyimler bütünüdür ve bu mekanın bana tek kattığı yaşadığım deneyimdi. Saygılar.
Siz eski yerine gitmişsiniz belli ki, asıl ustalar yeni yerde anayolda. Hep Orda porsiyon da daha büyük, pidenin tuzu az doğru.Karışık pide favorim.
Açık kıymalı pide tercih ettik. Bir çok pide yiyen biri olarak söyleyebilirim ki farklı bir pideydi. Tabi ki daha iyilerini de yedim. Bu pidenin Hamuru ince ve malzemesi yoğundu. Lezzet olarak 7/10 verebilirim. Çünkü öncelikle gittiğimde müşteri olmamasına rağmen hamuru merdane ile açtılar. Bu da vedat beye gelen pideden oldukça farklı olduğunu gösteriyor. İçeride başka müşteri olmamasına rağmen böyle kolaycılığa kaçınılmasını beğenmedim. Ayrıca kıymada bir koku olduğunu da belirtmek istiyorum.
Kapalı kuşbaşı kaşarlı pide yedim.Daha önce bu kadar ince pide yememiştim.Gerçekten tadını alamadım ne yediğimi anlayamadım Atıştırmalık pideler gibiydi hayal kırıklığı maalesef
Türkiyenin değil Dünyanın en iyi pidesi olabilir Galip Usta 10/10
Sizden duyup gittik kusbasili pide yedik harikaydi pidesi ince ve lezzetliydi, samsun merkezde boyle pide yapan yer yok